whatsapp

Çocuklar İçin Kullanım Alanları

 Tomatis® Metodu

Dikkat, dışımızda gelişen bir olaya ya da bir düşünceye karşı seçici farkındalık oluşturup devam ettirme yetisidir. Sinir sisteminin, dışarıdan gelen her tür bilgiyi almaya hazır olmasını sağlayan genel uyanıklık durumunun ifadesidir.

Fazla bir zihinsel çaba gerektirmeyen, rutin veya alışıldık etkinlikler (bir belgenin gözden geçirilmesi ya da kopyalanması gibi) söz konusu olduğunda bile, yapılması gereken iş için yeterince uzun konsantrasyon süresi ortaya koyamayan çocuklar ve yetişkinlerde dikkat güçlüğünden söz edilir.

Danışan, bu mekanizmaları özümsendiğinde, kendisini gerçekten ilgilendiren bilgileri daha kolay belirleyebilecek, ikincil bilgileri reddetme ya da arka plana atma becerisini sergileyebilecektir. Tomatis® Metodu, bu açıdan, beraberinde hiperaktivite bulunsun ya da bulunmasın, dikkat eksikliği bozukluğu (çeken çocuklar ve yetişkinlerin desteklenmesinde tamamlayıcı bir yaklaşımdır.

Otizm spektrum bozuklukları (OSB), pek çok başka özelliğinin yanında, dış dünya ile etkileşime geçmede yaşanan güçlüklerle ve özellikle de sosyal iletişimde gözlenen anormalliklerle tanımlanır. Bugün tartışılan tezlerden biri, bu tip kişilerde ayna nöronların doğru işlev görmediği yönündedir. Beyinde dağınık bir şekilde yayılmış durumdaki bu nöronlar, kişi pasif konumdayken ve sadece izlemekle yetinirken bile beynin beden hareketleri ve dil ile ilgili kısımlarını harekete geçirdiği için kilit önemdedir.

Ayna nöronlar, diğer kişilerin eylemleri, niyetleri ve duygularının anlaşılabilmesinde asli rol oynar. Bir beden hareketini planlamamızı, bir duyguyu tahmin edebilmemizi ve empati kurmamızı olanaklı kılan, ayna nöronlardır. Bu bakımdan, karşılaştığımız birine gülümsemek gibi çok basit bir eylemden, karşıdakinin duygularını hissedebilmeye ve eylemlerini anlamlandırmaya kadar geniş bir yelpazede, kurduğumuz sosyal ve gündelik ilişkilerde temel işlev görürler.

Tomatis Metodu, tahmin sistemlerimiz üzerinde itici güç yaratır. Pasif dinleme programlarında, özel algısal zıtlıklar içerecek şekilde işlenmiş müziğe maruz kalan beyin, karşılaştığı bu değişikliklerin şifresini çözme çabasına girer. Aktif (konuşmalı) çalışmada ise, danışanın ürettiği sesler aygıt tarafından otomatik olarak düzeltildiği için, danışan da sesini buna uygun biçimde ayarlamaya çalışacaktır. Bu süreçte, dilsel konuşma bölgesiyle bağlantılı ayna nöronun doğrudan işlev görmesi gerekir. Tomatis Metodu, böylece, otizm spektrum bozukluğunda (OSB) olduğu gibi, bilişsel gelişim, iletişim ve sosyal etkileşimle ilgili gecikme ve bozukluklarla, zaman zaman da bunlarla bağlantılı gelişen, asperger sendromu, duyusal işleme bozukluğu, down sendromu gibi durumlarla tanımlanan danışanlara yardımcı olabilecektir. Tomatis Metodu, bu bozukluklardan mustarip kişilerin, başka yöntemleri tamamlayıcı bir tarzda desteklenmesine dönük, profesyonel bir destek aracıdır.

Öğrenme terimi, bir konuda otomatikleşmemizi ya da bilgi edinmemizi sağlayan tüm mekanizmaları ifade eder. Gelen bilgiler ya da dışımızda gelişen olaylar karşısında, davranışlarımızı tutarlı ve kalıcı bir biçimde değiştirebilme becerimizi ortaya koyar. Öğrenme, deneyimler ışığında davranışlarımızı değiştirebilme yetimize bağlıdır. Ödülle öğrenme, hatayla öğrenme, taklitle öğrenme, tekrarla öğrenme, yaratıcılıkla öğrenme gibi pek çok öğrenme yönteminden söz edilebilir. Beynin doğal bir uyarıma tabi tutulmasını amaçlayan ses zıtlıkları, Tomatis Metodunun bu şekillendirme üzerine etki etmesini sağlar. Yeni bilgilerin edinilmesini kolaylaştıran ve genel yetiler ile akademik becerilerin geliştirilmesi yolunda öğrencilere yardımcı olur.

Öğrenciler, okul etkinlikleri sırasında ağırlıklı olarak hatalarından yola çıkarak öğrenirler. Büyüme süreci boyunca hatalar yapmak normal ve gerekli olsa da, belli sistematik hataların ısrarla tekrar ediliyor oluşu, öğrenme bozukluklarını akla getirir. Bu öğrenme sorunları, zekâ ile bağlantılı olmayıp, beynin belli bölgelerini veya sinir ağını gerektiği gibi işletme konusunda çocuğun çektiği güçlüklerin sonucudur. Tomatis Metodunun amacı, çocuğun telafi edici devreler oluşturulmasını olanaklı kılmaktır. Diğer bir deyişle, bir öğrenme bozukluğunu iyileştirmek mümkün olmamakla birlikte, baypas ya da telafi etmek, beynin başka sinir ağlarından faydalanmasını sağlamak mümkündür. Örnek olarak, dille bağlantılı öğrenme bozukluklarında, Tomatis Metodu sayesinde sesin çözümlenmesi ve analizi kolaylaştırılmakta, böylece disleksi vakalarında ve konuşma terapisine tamamlayıcı olarak çok ciddi faydalar sağlanabilmektedir.

Bir sesi ne kadar hassas bir şekilde algılayıp analiz edebilirsek, aynı sesi ağızla yeniden üretme yetimiz o kadar yüksek olacaktır. Kaliteli bir ses üretimi için, aynı zamanda kendi sesimizi iyi dinleyebilmemiz, ürettiğimiz seslerin doğruluğu, kalitesi ve şiddetini ölçebilmemiz şart. Sesimiz, kendi kulağımıza asıl olarak kafamızdaki kemikler üzerinden, titreşim yoluyla iletilir. Sesin dış ortam yoluyla geldiği “havadan ses iletimi”nden farklı olarak, bu iletim şekline “kemikten ses iletimi” denir. Bu ses üzerinde beyin tarafından yapılan analiz sonucuna göre, ağız hareketlerimiz üzerinde gerekli düzenlemeler yapılır. Dolayısıyla, kulaklarımız, beynimiz ve sesimiz arasında sürekli bir çift yönlü akış mevcuttur. Bu doğal işitsel geri bildirim döngüsünde, genellikle duygusal veya bilişsel nedenlerden kaynaklanmak üzere, herhangi bir kesinti meydana geldiğinde, dinlememizde ve sonrasında buna bağlı olarak sesimizde kusurlar ortaya çıkacaktır.

Bu kusurlar, sesimizin ritmi, tonu, rengi veya şiddeti üzerinde etkiler yaratabilir. Bunun sonucunda, iletişim istediğinde azalma, konuşma güçlükleri, akıcılık sorunları, konuşma yanlışlıkları, gereğinden fazla kısık, genizden ya da yüksek sesle konuşma gibi dengesizlikler baş gösterebilecek, sesimizin ifade yeteneği azalabilecektir. Dolayısıyla Tomatis Metodu, hem havadan hem de kemikten iletim aracılığıyla işitsel geri bildirim döngüsü üzerinde çalışarak, beyin, kulak ve ses arasındaki bağlantının yeniden istenen duruma gelmesine yardımcı olur.

Kulak, beyin ve ses arasında ilişkiyi etkileyen Tomatis Metodu, dil ediniminde gecikme yaşamış kişilere yardım etmekte de faydalıdır. Dilsel konuşma, farklı seslerin karmaşık bir zincir boyunca ve belli bir ritim içerisinde birbirine eklenmesiyle ortaya çıkar. Bu ritim, iletilen frekansların yüksekliği ve süresine, ayrıca her bir sesin şiddet aralığına bağlı olarak değişir. Bir dile ait ritim, temel olarak, uzun ünlülerde ve sözcük vurgularında kendini gösteren tonlama aksanları tarafından belirlenir.

Sözcükler, “fonolojik farkındalık” da dediğimiz, bu sesleri bilinçli bir düzene koyma yetisini bize kazandırır. Fonolojik farkındalık bulunmadığında, dile ait sesleri algılama ve dolayısıyla gerekli değişikliklere tabi tutmada güçlükler baş gösterecektir. Danışanın sesini sürekli olarak işleyerek havadan ve kemikten iletim yoluyla tekrar danışana ileten Tomatis Metodu, dile ait temel seslere dönük algıyı desteklemekte, gerek konuşma bozukluklarından mustarip çocuklara, gerekse ses profesyonellerine destek vermek için kullanılabilmektedir.

Kulak, insan bedeninin en güçlü duyu organı olduğu gibi, aynı zamanda bedeni yönlendiren organlar arasındadır. İç kulakta yer alan “vestibül” adlı yapı, en küçük beden hareketlerini bile beyne bildirir ve karşılığında gerekli talimatları alır. Motor becerilerimiz ve koordinasyonumuz üzerinde çok ciddi etkisi vardır. Bu bakımdan, duyusal bilgilerin işlemlenmesinde etkin rol oynar ve vücudun diğer parçaları ile birlikte, motor beceriler, lateralite, kas tonusunun düzenlenmesi ve dik duruş üzerinde doğrudan etki yaratır. Motor beceriler ve koordinasyonda yaşanan güçlüklerin, vestibüler sistemdeki sorunlarla bağlantılı olması olasıdır.

Bu tip sorunlar, büyümemiz sırasında öğrendiğimiz, yürüme, koşma, zıplama, ayağımızla ya da parmağımızla dokunma gibi beden hareketlerinin özümsenip uygulanmasında gecikmelere yol açabilmekte, aynı zamanda baş dönmesi, denge kaybı, bulantı gibi farklı şekillerde de kendini gösterebilmektedir. Tomatis Metodu, derin ve ritmik seslerin iletimini destekleyerek, doğrudan vestibül üzerine etki eder ve motor işlevlerde, kas tonusunun düzenlenmesinde, dik duruşta olumlu sonuçlar getirir. Bunun yanında, işitsel lateralite üzerinde yaratılan doğal etki de sol ve sağ taraflı beden hareketlerin koordinasyonuna Tomatis Metodunun olumlu etki edebilmesini sağlar.

Motor beceriler ve koordinasyonda yaşanan güçlüklerin, vestibüler sistemdeki sorunlarla bağlantılı olması olasıdır. Bu tip sorunlar, büyümemiz sırasında öğrendiğimiz, yürüme, koşma, zıplama, ayağımızla ya da parmağımızla dokunma gibi beden hareketlerinin özümsenip uygulanmasında gecikmelere yol açabilmekte, aynı zamanda baş dönmesi, denge kaybı, bulantı gibi farklı şekillerde de kendini gösterebilmektedir. Tomatis Metodu, derin ve ritmik seslerin iletimini destekleyerek, doğrudan vestibül üzerine etki eder ve motor işlevlerde, kas tonusunun düzenlenmesinde, dik duruşta olumlu sonuçlar getirir. Bunun yanında, işitsel lateralite üzerinde yaratılan doğal etki de sol ve sağ taraflı beden hareketlerin koordinasyonuna Tomatis Metodunun olumlu etki edebilmesini sağlar.

Tomatis Metodu, tahmin sistemlerimiz üzerinde itici güç yaratır. Pasif dinleme programlarında, özel algısal zıtlıklar içerecek şekilde işlenmiş müziğe maruz kalan beyin, karşılaştığı bu değişikliklerin şifresini çözme çabasına girer. Aktif (konuşmalı) çalışmada ise, danışanın ürettiği sesler aygıt tarafından otomatik olarak düzeltildiği için, danışan da sesini buna uygun biçimde ayarlamaya çalışacaktır. Bu süreçte, dilsel konuşma bölgesiyle bağlantılı ayna nöronun doğrudan işlev görmesi gerekir. Tomatis Metodu, böylece, down sendromu, otizm spektrum bozukluğunda gibi, bilişsel gelişim, iletişim ve sosyal etkileşimle ilgili gecikme ve bozukluklarla, zaman zaman da bunlarla bağlantılı gelişen, asperger sendromu, duyusal işleme bozukluğu, gibi durumlarla tanımlanan danışanlara yardımcı olabilecektir. Tomatis Metodu, bu bozukluklardan mustarip kişilerin, başka yöntemleri tamamlayıcı bir tarzda desteklenmesine dönük, profesyonel bir destek aracıdır.

Beden hareketleri, beynin enerjiye çevirdiği duyu mesajları göndererek beyinde uyarım sağlar. İnsan bedeninden gelen duyu mesajlarının en önemli geçiş yolu konumundaki kulağın bu alandaki rolü kolayca anlaşılabilir. Beyin tarafından bir savunma mekanizması devreye sokulduğunda, söz konusu uyarım sekteye uğrayabilir. “Duygusal şok” adını verdiğimiz travmatik olayların ardından bu mekanizmalar gelişebilmektedir. Beyin, aynı zamanda, dış çevreden bir saldırı yöneltildiğini hissettiğinde de kendini korumaya alma eğilimindedir. Gündelik hayatın hızındaki değişiklikler, yüklenen yeni sorumluluklar, uyumsuzluklar ve toplumsal baskılar, bu tip sonuçlar doğurabilir. Tomatis Metodu, işitme sisteminin de bağlı olduğu limbik sistem (beynin orta bölümü) üzerine etki eder. Limbik sistemin görevleri arasında duygu, bellek ve öğrenme mekanizmaları da yer almaktadır. Bunun yanında, salyangoz da bir kortikal yüklenme yaratmaktadır. Dolayısıyla, limbik sistem ve prefrontal korteks üzerinde etki yaratan Tomatis® Metodu, depresyon ve kaygı ile bağlantılı duygu durum bozukluklarının aşılmasına yardımcı olur. Ek olarak, stres seviyesinin düzenlenmesi üzerinde de doğrudan etki yaratır.

Depresyon (majör depresif bozukluk) nasıl hissettiğinizi, nasıl düşündüğünüzü ve nasıl davrandığınızı olumsuz etkileyen yaygın ve ciddi ancak tedavi edilebilen tıbbi bir hastalıktır. Depresyon sürekli üzüntü halinde olmaya ve zevk veren durumlardan keyif almamaya yol açar. Tomatis Metodu, işitme sisteminin de bağlı olduğu limbik sistem (beynin orta bölümü) üzerine etki eder. Limbik sistemin görevleri arasında duygu, bellek ve öğrenme mekanizmaları da yer almaktadır. Bunun yanında, salyangoz da bir kortikal yüklenme yaratmaktadır. Dolayısıyla, limbik sistem ve prefrontal korteks üzerinde etki yaratan Tomatis Metodu, bireyin depresyondan kurtulması ve duygu durumunun düzenlenmesinde doğrudan etkiye sahiptir.

Stres güçlü bir gerginlik ve kaygı kaynağıdır. Kişiyi tehdit ederek, duygusal ve fiziksel tepkiler vermesine neden olur. Hatta şiddetli ve uzun sureli olduğu durumlarda depresyona neden olabilir. Tomatis Metodu, işitme sisteminin de bağlı olduğu limbik sistem (beynin orta bölümü) üzerine etki eder. Limbik sistemin görevleri arasında duygu, bellek ve öğrenme mekanizmaları da yer almaktadır. Bunun yanında, salyangoz da bir kortikal yüklenme yaratmaktadır. Dolayısıyla, limbik sistem ve prefrontal korteks üzerinde etki yaratan Tomatis Metodu, stres ve kaygı ile bağlantılı duygu durum bozukluklarının aşılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda stres seviyesinin düzenlenmesi üzerinde de doğrudan etki yaratır.

Okul öncesi dönemde, bedensel, sosyal, duygusal, bilişsel ve dil gelişimleri açısından son derece önemli ve geleceği belirleyen özellikler kazanılmaktadır. Bu dönemde çocuğun kazandığı becerilerden biri de erken akademik becerilerdir. Okul öncesi dönemde erken akademik beceriler, okuma yazma becerilerini ve matematik becerilerini kapsamaktadır. Çocuğun içinde bulunduğu tüm sosyal ilişkiler, çevresindeki uyarıcı materyaller, çocuğun bu materyallerle nitelikli olarak etkileşimde bulunması ve aldığı kaliteli eğitim erken akademik becerileri üzerinde oldukça etkili olmaktadır. Erken akademik beceri eğitimi, çocukların ilköğretime hazırbulunuşluk düzeyini arttırmakta ve ileri akademik becerilerinde çok daha başarılı olmalarını sağlamaktadır. Bu noktada tomatis metodu bireylerin akademik becerilerinin desteklenmesinde işitsel algıyı kuvvetlendirerek etkileşimimi, algılamayı ve dikkati en üst seviyeye çıkarıp okuma, yazma, anlama, matematk gibi akademik becerileri desteklemede etkilidir.

Çeşitli kaynaklarda farklı açılarına vurgular yapılarak tanımlanan kekemelik en net tanımıyla konuşma akışının ya da ritminin kesintilerle ya da blok gibi engellerle bozulmasıdır. Eğer çocuğunuz sesleri tekrar ediyorsa; kelimeyi tamamlamayı güçlükle yapıyorsa; akıcılık sorunu/ kekemelik olabilir.

Örneğin; ‘sosis’ kelimesini söylerken ‘so-so-so-sosis’ ya da ‘sssssssosis’ diyebilir. kekeleyen çocukların akıcılık sorunları vardır. Sesimiz, kendi kulağımıza asıl olarak kafamızdaki kemikler üzerinden, titreşim yoluyla iletilir. Sesin dış ortam yoluyla geldiği “havadan ses iletimi”nden farklı olarak, bu iletim şekline “kemikten ses iletimi” denir. Bu ses üzerinde beyin tarafından yapılan analiz sonucuna göre, ağız hareketlerimiz üzerinde gerekli düzenlemeler yapılır. Dolayısıyla, kulaklarımız, beynimiz ve sesimiz arasında sürekli bir çift yönlü akış mevcuttur. Bu doğal işitsel geri bildirim döngüsünde, genellikle duygusal veya bilişsel nedenlerden kaynaklanmak üzere, herhangi bir kesinti meydana geldiğinde, dinlememizde ve sonrasında buna bağlı olarak sesimizde kusurlar ortaya çıkacaktır. Tomatis Metodu, hem havadan hem de kemikten iletim aracılığıyla işitsel geri bildirim döngüsü üzerinde çalışarak, beyin, kulak ve ses arasındaki bağlantının yeniden istenen duruma gelmesine yardımcı olur.

Eğer sesleri doğru çıkarmada ya da kelimeleri doğru söylemede sorun yaşanıyorsa, bu artikülasyon probleminden söz edilmektedir. Örneğin çocuğunuz ‘araba’ yerine ‘ayaba’ ya da ‘ekmek’ yerine ‘epmek’ diyorsa artikülasyon sorunu vardır. Kulak, beyin ve ses arasında ilişkiyi etkileyen Tomatis Metodu, dile ait sesleri algılama ve dolayısıyla gerekli değişikliklere tabi tutmada güçlükler baş göstermektedir. Danışanın sesini sürekli olarak işleyerek havadan ve kemikten iletim yoluyla tekrar danışana ileten Tomatis Metodu, dile ait temel seslere dönük algıyı desteklemekte, gerek konuşma bozukluklarından mustarip çocuklara, gerekse ses profesyonellerine destek vermek için kullanılabilmektedir. Aynı zamanda Çok alçak sese, çok tiz sere veya çok genizden sese neden olan vurgu dengesizlikler gibi problemlerde tomatis metodu doğrudan etkiye sahiptir.

Tomatis Metodu, yabancı dil öğrenmek isteyen kişilerde, ilgili yabancı dile ait ritim yapılarının tam olarak yerleşmesine olanak tanır. Yerleşen ritim sayesinde, sözcük dağarcığı, söz dizimi ve dilbilgisinin öğrenilmesi çok daha kolay bir hal alır. Bir Avrupa Birliği programı kapsamında yedi farklı üniversitede yürütülen bir araştırmada, Tomatis® Metodu ile yabancı dil öğrenme süresinin yarı yarıya kısaltılabildiği kanıtlanmıştır.

Okuma sırasında gözler soldan sağa doğru kısa sıçramalar yaparak hareket eder. Durduğu sırada görüntülenen kelimeleri beynin görme merkezine iletir. Çok kısa süre durakladığı (yaklaşık 0.25 saniye) bu olaya ‘fixation’ denir. Göz yine hareketine devam ederek diğer kelime veya kelime gruplarına bakmaya devam eder. Buna gözün sıçraması denir. Gözün bu hareketleri ile görüntülenen kelimeler okumanın teknik, fizyolojik boyutunu oluşturur. Anlamak, çıkarım yapmak gibi düşünsel aktiviteler içinse beyinde farklı bölümler aktif hale geçer. Tomatis metodunda kemik ve hava yolu iletimi ile beynin sol ve sağ yarım küresini dengeli biçimde çalımasını sağlar. Kemik iletimi ile kulağı hazırlayarak hava iletimi ile anlamayı sağlar. Sağ kulağımı sol yarım küre üzerinde sol kulağımız ise sağ yarım küremiz zerinde etkilidir. Kullanılan metot ile sağ ve sol yarım kürenin dengeli bir biçimde çalışması sağlayarak bireyin okuma hızlını, okuduğunu anlamasını, çözümleme yapabilmesini sağlamaktadır.

Okuma sayesinde beyin düşünceleri bir araya getirerek yeni çıkarımlar oluşturur. Okuma sadece teknik bir olay değil aynı zamanda ve en önemlisi kim olduğunuz ve kim olabileceğinizi belirleyen entelektüel bir süreçtir. Okumayla beynin sağ ve sol yarıküresi arasındaki bağlantılar gelişir ve güçlenir. Tomatis metodu sağ kulak ile sol kulağın dengeli bir biçimde çalışmasını sağlayarak bireylerin okumalarını, okuduğunu anlamalarını doğrudan etkilemektedir. Sağ beynimiz görsel ve işitsel konularla, sezgilerle ve görerek öğrenmeye ilgilenirken. Sol beynimiz matematiksel işlemlemeler ile, sebep sonuç ilişkisi kurmarayla, bilimsel konularda daha baskındır. Tometis metodu bu süreç içerisinde her iki yarım küre arasında bağlantı kurarak birlikte çalışmasını sağlamaktadır.

Özellikle okul döneminde ve öğrenme sorunları olan çocuklarda hayli etkili bir yöntemdir. Tomatis metodu, sağ ve sol kulağın dengeli çalışmasını ve iyi ses analizi yapabilmesini sağlıyor. Yönteminin diğer bir amacı ise; sağ kulağın daha baskın olması hedeflenir. Sağ kulak sol beyine giden en kısa ve hızlı yoldur. Sol beyin analitiktir ve mantıkla yönetilir. Sol kulak sağ beyine giden yolsa, daha duygusal, yaratıcı, sosyalliği çok yüksek, empati kuran kişileri temsil eder. Sağ kulak duyduğunu sol beyindeki işitme merkezine gönderir. Böylece algılamamız işitmeyle aynı anda gerçekleşir. Hızlı ve doğru bir iletişim olmasını sağlar. Öğrenci iyi duyduğu ve duyduğunu doğru analiz edebildiği sürece derslerini dinlemekten zevk alır, kendine olan güveni yerine gelir dolayısıyla başarısı yükselir.

Uyku günlük yaşamın bir sure için kesintiye uğraması ya da boşa geçen zaman değildir. Zihinsel ve fiziksel sağlığımızı her gün yenilememiz için önemli olan ve yaşamımızın üçte birini kapsayan aktif bir dönemdir. Uykuya dalma veya sürdürmede güçlük, yani uykusuzluk (insomnia) toplumda her üç kişiden birinde görülen önemli bir sağlık problemidir.

Uykusuzluk her yaşta görülür. İnsanların çoğu bir veya iki gece uykusuzluk çeker, ancak bu durum bazen haftalar, aylar ve hatta yıllarca sürebillir. Uykusuzluk en sık kadınlar ve ileri yaştaki kimselerde görülür. Tomatis metodunda danışanlara dinletile Mozart müziği, Tomatis® teknik parametrelerinden sadece birini teşkil etmektedir. İçerdiği müthiş armoni zenginliği sayesinde danışanların uyku kalitesi arttırmaktadır.

Güven eksikliği

 Tomatis® Metodu

Scroll to Top